Dışınıza bakıp içiniz hakkında yorum yaparlar. Karpuzun küçüğünü kavuna benzetirler, aynı çekirdek aynı meyve derler.
Aynı tas aynı hamam kocaman dünyada küçücük kutularında yaşar giderler, herkesi de kendileri gibi bir kutuya kapatmaya çalışarak..
Ondan değilseniz, kesin bundansınızdır. İlla ki ait olmalısınızdır bir yere. Değilseniz yerleştirirler zaten elleriyle koymuş gibi.. Şu'nu okuyorsanız şucu'sunuzdur; bu'nu okuyorsanız bucu.
Yaşam biçiminiz, inancınız, siyasi fikriniz hakkındaki çıkarımları o an elinizde bulunan kitaba göre yapabiliyor ve etiketleyebiliyorlarken; okuduğunuz kitabın yazarını da eserlerine göre değil yaşam biçimine göre değerlendirip topa tutmaları sürpriz değil.
Sizi az çok tanırken bile okuduğunuz kitaplara göre kategorilere sokan, yazarı neden gözden çıkarmasın ki?
Nasıl bu denli tahammülsüz olduk, nasıl kelimelere bile takılır hale geldik aklım almıyor.
Bayram günlerinde misafirlikte şekerlikten almak istediğimiz şekeri bile seçeriz.
Yazar yazar, alacağın sana kalır.
Almak istediklerini içinden seçemiyorsan zaten zahmet etme, kitap alma.
Herkes alsın, sen alma !
İlk emir gelmiş oysa ki ''OKU'' diye.
Aman sen OKU-MA !
#direnyazar #direnokur
#direnahmetumit
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder