Biz, O'nun bize sunduğu süslü, gümüş tepsiyi alıp kirli, paslı bir metal yığını haline getirdik. Bu yüzden kirlendi ellerimiz, paslandı kalbimiz. Üstü tüllerle örtülü, gizli, tatlı helalleri alıp üç günlük, beş para etmez haramlara çevirdik.
Kendimiz edip, kendimiz bulduk. Ama anlamadık. Hatayı hasta zihnimiz dışında herkese, her şeye yükledik.
Yanlış kişiler, yanlış zamanlar, yanlış mekanlar, yanlış yollar, yanlış kararlar...
Oysa bizdeydi yanlış. Hasta olan bizdik. Kir pas bizim yüreğimizdeyken, kör gözlerimizle karşılaştığımız durumlardan pişkince hayır bekledik.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder