empati

Bugün Kizilay'dan 541e bindiğimde kafayı koyup uyumaktı niyetim Eryaman'a kadar. Karı-koca iki kişi daha bindi. İlk duraktan sonra bindikleri için yer yoktu. Kadına yer verildi, adam ayakta kaldı. Çok yorgundum. Kimse kalkmadı. Tam önümde oturan, son ses müzik dinleyip pıt pıt msjlaşan liseliler de kalkmadi. Mecbur kalktım. "Yok rahatsız olma" dedi. Israr edince oturdu. Necatibey'den Kentpark'a geldiğimizde kalktı, benim oturmam için ısrar etti. Olmaz desem de zorla oturttu. İlk defa böyle bir şeyle karşılaştığımdan çok şaşırdım. Eryaman yolunun uzun, kendisinin de çocukları olduğunu, dersten kurstan çıkan öğrencilerin nerdeyse ayakta uyuduklarını, onları öyle görünce dayanamayıp kalktığını onları oturttuğunu söyledi. Ne kadar içtendi.
Biraz zaman geçti. Gün boyu çokça ayaküstüydüm ama amca öyle iyi niyetliydi ki kıyamadım, Zırhlı Birlikler'de tekrar yer verdim. Yine biraz oturdu, duramadı yine beni oturtmak istedi. Ben kabul etmeyince başka bir öğrenciye yer vermek istedi. Diğer öğrenci de kabul etmedi.
Amca yol boyunca 4 kez oturup kalktı. Çok düşünceli bir insan olduğunu söylemesem rahat edemezdim, O ne kadar da mütevaziydi. Öyle ince ruhlu, öyle düşünceliydi ki sağında solunda önünde arkasındakileri de etkiledi. Kendisiyle birkaç kişi de ayaktakilerle yer değiştirdi. Keşke dedim, keşke hepimiz senin gibi olsak. Yaşlılara yer vermemek için kulaklığımızı takıp camdan tarafa dönmesek, görmezden duymazdan gelmesek. Aksine yer vermek aklımıza gelmediğinde veya rahatsızsak da kimileri azarlamasa gençleri. Gerçekten bizim de okulda yorulduğumuzu anlasa en azından orta yaştaki insanlar.
Empati yapılınca, kendinden önce karşıdakini düşününce, bir fedakarlıkta bulununca ve en önemlisi dilimizden zehir değil bal damladığında, unutulmayacak bir anı haline geliyor 1 saatlik yolculuk bile.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder