İlişkilerde, evliliklerde de "ben bağımsız bir bireyim" düşüncesini abarttığınız zaman tren raydan çıkabiliyor. Evet bir bireysiniz fakat sadece kendinizden sorumlu değilsiniz. Amaç sadece sevgili olmak, sonra aile erkeği-evin kadını olup çocuk yapmak olursa yuva kurmanın, bir hayatı paylaşmanın lezzetinin günden güne azalması da gayet doğal. Monotonluklar ve alışkanlıklar, "zaman, heyecanı bitirir" ve "evlilik aşkı öldürür" mantığını haklı çıkarmaz. Nasıl ki yemek yandığında fasulyeyi, tencereyi suçlayamıyorsanız; "ne oldu bize?" diye sormaya başladığınızda da hayatı, zamanı, monotonluğu ve hatta karşınızdakini suçlayamazsınız. İlişkinizi veya evliliğinizi zaman asla öldüremez; aynı yastığa baş koymaktan, aynı sevgiyi hissetmekten bıkacak kadar uzun bir hayatımız mı var sanki?
Öyleyse bu pazar gününde yüreğinizi sevgiyle dolduran yüreğe içten bir günaydın mesajı atın, tatlı bir sürpriz yapın, öğleden sonra elinden tutun ve oturup birlikte kitap okuyacağınız bir ağaç gölgesine gidin
veya şu an yanınızda uyuyorsa öperek uyandırın, yanına sevgi dolu bir not bırakın ve güzel bir kahvalti hazırlayın.
İnsan yüreği ufacık şeylerle mutlu olmaya dünden hazırdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder