Akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla, telefonlarımız dolayısıyla da telefonlarımızın uygulamaları olmazsa olmazımız oldu. Bu uygulamaların en pratik ve kullanışlı olanlarından biri, photoshop programını en basite indirgeyip cebimize sığdırdığımızın örneği olsa gerek:
Instagram.
Apple tarafından 2011’in en iyi uygulaması seçilen instagrama lafımız yok, hakkını yemeyelim, güzel uygulama. Tabi kullanmasını bilene !
Fotoğrafa meraklı olan, diyaframın d’sini enstantanenin e’sini bilmeden oldukça güzel fotoğraf çekebilen insanlar var. Çoğumuz onlardan biriyiz. Hele bir de instagram varsa telefonumuzda, bir iki efektle harikalar yaratıyoruz. Yaratıcılığınızı eklediğinizde sınırsız bir dünya, fotoğraf dünyası.
Fakat her dönem belli bir nesneyi fotoğraflamak moda olmuş durumda şimdilerde. Bunlardan birisi ve bir türlü bitmeyeni de; her yediğinin içtiğinin fotoğrafını çekip instagramda efektleyip sosyal medyada paylaşmak.
Estetik kaygı amacınız vardır, çekersiniz dalında bir kirazı. Anı yakalamak istersiniz, çekersiniz kafalarını karpuza gömmüş çocukları. Hatıra kalsın dersiniz, çekersiniz bir aile yemeğini..
Fakat nedir fırından çıkmış, tezgah üzerine konmuş tavuğu fotoğraflamak?
Instagram.
Apple tarafından 2011’in en iyi uygulaması seçilen instagrama lafımız yok, hakkını yemeyelim, güzel uygulama. Tabi kullanmasını bilene !
Fotoğrafa meraklı olan, diyaframın d’sini enstantanenin e’sini bilmeden oldukça güzel fotoğraf çekebilen insanlar var. Çoğumuz onlardan biriyiz. Hele bir de instagram varsa telefonumuzda, bir iki efektle harikalar yaratıyoruz. Yaratıcılığınızı eklediğinizde sınırsız bir dünya, fotoğraf dünyası.
Fakat her dönem belli bir nesneyi fotoğraflamak moda olmuş durumda şimdilerde. Bunlardan birisi ve bir türlü bitmeyeni de; her yediğinin içtiğinin fotoğrafını çekip instagramda efektleyip sosyal medyada paylaşmak.
Estetik kaygı amacınız vardır, çekersiniz dalında bir kirazı. Anı yakalamak istersiniz, çekersiniz kafalarını karpuza gömmüş çocukları. Hatıra kalsın dersiniz, çekersiniz bir aile yemeğini..
Fakat nedir fırından çıkmış, tezgah üzerine konmuş tavuğu fotoğraflamak?
Pahalı bir semtin pahalı bir restaurantında yenilen 1.5 porsiyonu?
Şehriyesi az kızarmış pirinç pilavı ve marulları pörsümüş salatayı?
Burger King’te yenilen 6’lı nuggetı?
Tepsideki bir kase eriği?
Burger King’te yenilen 6’lı nuggetı?
Tepsideki bir kase eriği?
Yanında, çay tabağında yarısı ıslanmış tuz da var unutmamak lazım.
Görsel zekası ön planda olan bir millet olarak duymak bile iştahımızı ne kadar kabartıyorsa, görmenin salgılarımızı nasıl harekete geçirdiğinin farkındayız sanırım. İşte bunlar gibi daha nice renk uyumundan, netlikten, kompozisyondan bihaber; sanatsal kaygıyla değil görgü kaygısı(zlığı)yla çekilen fotoğraflar kaynıyor sosyal medyada.
Kelimelerin, cümlelerin bilinçaltıdır parantez içleri. Evet tam da görgü kaygısızlığımız bu bizim. Çünkü çocuklarına sokakta kolay kolay bir şey yedirmeyen, evde ikram edecek kadar yoksa komşu çocuğuna nispet olmasın diye çocuğuna ‘’sonra’’diyebilen annelerin neslinden,ucundan koklatmak gibi fotoğrafının paylaşıldığı değil varsa olanın ortaya çıkarılıp paylaşıldığı bir nesildek geldik biz. Daha dün derdi bize annelerimiz, ninelerimiz:
‘’Nefsi çeker, kardeşine de ver hadi paşam.’’
‘’Alacak durumları yoktur belki, günah olur kızım.’’
Modern dünyanın bizi kaygılar yumağına ittiği söylenir oysa.
Biz ne ara kaygı yumaklarımızı bu kadar çözüp arapsaçına çevirdik değerlerimizi?
Görsel zekası ön planda olan bir millet olarak duymak bile iştahımızı ne kadar kabartıyorsa, görmenin salgılarımızı nasıl harekete geçirdiğinin farkındayız sanırım. İşte bunlar gibi daha nice renk uyumundan, netlikten, kompozisyondan bihaber; sanatsal kaygıyla değil görgü kaygısı(zlığı)yla çekilen fotoğraflar kaynıyor sosyal medyada.
Kelimelerin, cümlelerin bilinçaltıdır parantez içleri. Evet tam da görgü kaygısızlığımız bu bizim. Çünkü çocuklarına sokakta kolay kolay bir şey yedirmeyen, evde ikram edecek kadar yoksa komşu çocuğuna nispet olmasın diye çocuğuna ‘’sonra’’diyebilen annelerin neslinden,ucundan koklatmak gibi fotoğrafının paylaşıldığı değil varsa olanın ortaya çıkarılıp paylaşıldığı bir nesildek geldik biz. Daha dün derdi bize annelerimiz, ninelerimiz:
‘’Nefsi çeker, kardeşine de ver hadi paşam.’’
‘’Alacak durumları yoktur belki, günah olur kızım.’’
Modern dünyanın bizi kaygılar yumağına ittiği söylenir oysa.
Biz ne ara kaygı yumaklarımızı bu kadar çözüp arapsaçına çevirdik değerlerimizi?
MaviKocaeliGazetesi:
Facebook:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder