Okumak.. Çok okumak.. Çok ve nitelikli okumak...
Yaşımız oluyor altı yedi. Tutuyoruz okul yolunu (eskiden öyleydi, yoktu bizim altmışaltı aylık oyun çağı kardeşlerimiz yan sıralarımızda) İlkokul sıralarında adım atiyoruz kitapların dünyasına. Bazılarımız ders kitabı haricinde bir şeyler okumaya da yöneliyor çocukken. Bazılar içindeki bir kısmımız okumaya, azımız çok okumaya devam ediyor büyüdükçe. Ve pek azımız nitelikli okumayı gerçekleştirebiliyor.
Nitelikli okumak? Biraz yabancı, biraz uzak, biraz elit bir tanımlama sanki. Ve zor bir eylem günümüzde. Eskiden bu kadar eser yokmuş. Bir kitap çıkarmak kolay değilmiş bu kadar. Şimdilerde ise yolunu bulabilen çıkarıyor kitabını, yapıyor reklamını, satıyor. Çok örnek verilir hani, "Kiymetli malı olan duyurmaz. Hiç gördün mü bir sarrafın bağırdığını?" Evet bizim de oldukça yanıldığımız bir nokta: Reklamı fazla olan her kitap, kaliteli kitap değildir her zaman. Duyuyorsun, görüyorsun -zira duymamak görmemek mümkün değil bu internet çağında- merak ediyorsun, aliyorsun, başlıyorsun okumaya, bakıyorsun kayda değer bir şey göremiyorsun, hele kitabi yarım bırakmama konusunda hassassan zorluyorsun kendini, bitiriyorsun.Elinde ne var? Hiç. Hiçbir şey kalmamış, katmamış. Mesela en çok karşılaştığımız; sözde yazar yazmış iki insanın duygusal, bol entrikalı, pembe dizi senaryosu misali aşk hikâyesini, karalamış iki satır aşk ve şehvet dolu mısra, sıralamış bilinçaltı ve hayal dünyası ürünleri perili,vampirli,büyülü olayları. Tamam yazmış da nasıl yazmış? Ne bir söz sanatı kullanmış ne iyi bir kurgulama yapabilmiş, olay örgüsü desen ne nerde olmuş takip etmekte zorlayacak derecede kopuk; sonra olmuş sana kitap. Yazanda yetenek yok, birikim yok, önem yok dolayısıyla özen de yok. Yanlış anlaşılmasın, şiir yazılmasın, fantastik, aşk hikayesi yazılmasın demek değil bu; "aşk" insanlık tarihinde yazıla yazıla bitirilemeyen, en temel duygularımızdan biri. Ama basitçe anlatilabilecek, ayaklar altına düşürülebilecek bir duygu hiç değil. Türüne göre değişir elbet ama en çok sıkıntı olan roman türünde yazar, olayları aynen anlatan değil ; kurgulayan,farklı bakış açılarını gösterebilen, farklı dünyaların kapılarını aralayabilen kişi olmalı. Okurken okuru başka diyarlara götürebilmeli, türlü duyguları tattırabilmeli, düşünmeye sevk edebilmeli, okura bir şeyler katabilmeli. Piyasada var olan yüzlerce ucuz kitap sebebiyle okuyup bize bir şeyler katabilecek olanları es geçebiliyoruz kimi zaman. Ucuzdan kastım hem kalitesizlik hem maddi ucuzluk.. Okumanin yaşı olmaz ama en bol ve verimli okunacak dönem olan gençlikte, bir öğrenci için kitaplara ayrılacak bütçe az uz bir rakam değil, kitap fiyatları almış başını giderken. Hal böyle olunca verdiğiniz paranin karşılığını elbette almak istersiniz. Bense kitaplığıma baktım da geçenlerde, "keşke bunun yerine X'i alsaydım" dediğim kitaplar var, içim acıyarak farklı bir köşeye ayırmış olduğum diğerlerinden..
Ta ilkokul sıralarından, yarış atı gibi yarıştırıldığımız ortaokul ve lise yillarina, üniversite yollarında da -hele kendi üzerimden örnek verecek olursam mühendislik fakültesi gibi fakültelerde okuyorsanız boşuna umutlanmayın- kısacası öğrencilik hayatımız boyunca öğretilmedi bizlere nitelikli kitaplar nasıl yazılır, okur okuması gerekeni nasıl seçmelidir.. Öğretmek isteyen nadir ve nadide birkaç insan olduysa da ya yeterli olmadı ya da bir kulağımızdan girip bir kulağımızdan çıktı işin acı gerçeği. Küçük bir çocukken bir nebze hoş görülebilir ama yaş olmuş yirmiler, tavsiye edilen hatta sorumlu tutulan kitaba burun kıvıran insanlar var ne yazık ki. Durum bu iken iş başa düşüyor. Bulabilirseniz çevrenizde kitaplardan konuşabilecek birkaç birikim sahibi, araştıran, seçici insan; onlarla arkadaşlık dostluk kurup tavsiye alıp veriyorsunuz ancak.
Tabi bu kadar karanlık tablodan sonra tablonun arkasına gizlenmiş güzel bir parça var. Maalesef oldukça geç keşfettiğim bir web sitesi.. Okuduğunuz, şu an okumakta olduğunuz, okumak istediğiniz kitapları ekliyorsunuz. Kitaplara oy verip yorum yapabiliyor, yorumları okuyabiliyor ve arkadaşlarınıza tavsiye edebiliyorsunuz. En güzeli ise dünyanın başka bir yerinde, farklı bakış açısına sahip, farklı düşünen farklı okuyan bir insandan tavsiye alabiliyor, kitaplardan köprüler kurabiliyorsunuz.
Belki bundan sonrası için daha nitelikli eserler seçebiliriz diye umutluyum, en azından kendi adıma.
Nitelikli okumalar dilerim. :)
MaviKocaeliGazetesi:
http://www.mavikocaeli.com.tr/cok-okumak-degil-cok-ve-nitelikli-okumak-makale,3318.html
Facebook:
https://www.facebook.com/notes/esranur-y%C3%BCksel/%C3%A7ok-okumak-de%C4%9Fil-%C3%A7ok-ve-nitelikli-okumak/10151508985143092
MaviKocaeliGazetesi:
http://www.mavikocaeli.com.tr/cok-okumak-degil-cok-ve-nitelikli-okumak-makale,3318.html
Facebook:
https://www.facebook.com/notes/esranur-y%C3%BCksel/%C3%A7ok-okumak-de%C4%9Fil-%C3%A7ok-ve-nitelikli-okumak/10151508985143092
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder